FUTBOL VE STRES

Stres insanoğlunun günlük yaşamında sık sık görülen olağan hadisedir. Ruhsal ve fiziksel olarak birbiriyle bağlantılı bir şekilde tepki mekanizması ile ortaya çıkar. Organiz­manın değişikliğe uğraması (kalp çarpıntısı, mide ve baş ağrısı vb.) insan yaşamında bir biyolojik olay olarak değerlendirilmektedir. Stresin meydana getirdiği hırs ve sinir ta­mamen olumsuz yönde futbolcunun ve takımın performansını etkilemektedir.

Bir takımdaki oyuncular arasında bazı oyuncular doğabilecek stres faktörlerine karşı iyi hazırlıklı olabildikleri gibi, bazıları da strese yenik düşerler. Genelde futbolcularda maç öncesinde maçın önemine göre büyük bir stres bulunur. Fakat bunun akabinde mü­sabaka esnasında stres devam eder. Genelde stresin oluşmasında aşağıdaki faktörler rol oynamaktadır.

  1. Korkular (kaybetme, sakatlanma vb.)

–       Yedekte bekleme korkusu,

–       Başarısızlık korkusu,

–       Eleştiriye maruz kalma korkusu.

  1. Yorgunluk,
  2. Bir önceki maçtan sarı kartlı olma,
  3. Seyircilerden tepki alma düşüncesidir.

Bu belirtilen faktörler genelde sık sık vuku bulur. Oyuncuların müsabaka öncesi stresli olmaları kendi yapılarında kaynaklanmaktadır. Rakip takımın gücünün fazlalığı, varsayımıyla biriyle bir gerginlik yaşanabilir. Bunun yanında yabancı bir sahada oynama veya seyirci dezavantajında stresin oluşumunda ana faktörler arasında yer almaktadır. Oyun esnasında da seyircinin tezahüratı, sakatlanma tehlikeleri ve hakem kararlan stresi artırıcı sebeplerdendir. Bu durumda;

–       Mide ve barsaklarda stresin getirdiği aksaklıklar,

–       Reaksiyon ve konsantrasyon kaybı,

–       Psikolojik rahatlığın ortadan kalkması ile hareketlerde ağırlaşma, uyuşukluk görülebilir.

Kuvvetli bir stres hali oyuncu üzerinde yukarıda belirtildiği gibi bir çok olumsuz etkiyi de beraberinde getirmektedir.

Bir maçın her iki takımında da başarı ve başarısızlığa önceden hazırlık gereklidir. Başarısızlığın sonucunda önce korku, sonra stres eğilim artar. Müsabaka öncesi ve sonrası bu psikolojik stres olayı bütün vücudu etkilemektedir. Bunlar nabzın yükselmesi, kan basıncının artması, kandaki şeker oranının artması, kaslarda kan dolaşımının artışı gibi olaylardır. Bunlar sporcu üzerinde tamamen fiziksel etki yapabileceğinden dolayı konsantrasyonunun ve uyumunun kaybolması ile tekniğin kaybına neden olmaktadır. Bu dönemlerde optimal çalışma şekli uygulanmalıdır. Böylece normale dönüş sağlanabilir.

Sporda psikolojik bozukluğun tekrar eski haline dönüşmesinde iki hedef bulunmaktadır.

  1. Mobilizasyon-aktif olmayı deneme (hırslanma ve performansı artırıcı çalışmalar),
  2. Motivasyon, gerginliğinin giderilmesi için gevşeme ve dinlenmedir.

Sayılan bu hususlar stresin bir maç öncesi giderilmesi için gereklidir. Stresin ortadan kaldırılması için futbolda otojen çalışmaya ihtiyaç duyulmaktadır. Otojen çalışmasının oyuncular üzerinde tam anlamıyla uygulanması ile stres ortadan kaldırılabilmektedir. Otojen çalışması bir otojenerasyon şeklidir. Bu metot psikolog tarafından uygulanmalıdır.

Bu yazı Psikoloji kategorisine gönderilmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.